Sağlık sorunları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler sunan alternatif sağlık yöntemleri ile bitkisel tedavi yöntemlerinin paylaşıldığı sağlık bilgileri sitesi.

Ne Aramıştınız?

1.05.2017

Skolyoz Hastalığı ve Tedavisi

Skolyoz Hastaliğinin Tedavisi
Skolyoz Hastaliği ve Tedavi Yöntemleri
Skolyoz organın sağa veya sola doğru eğrilmesi sonucu oluşan bir omurga bozukluğudur.Yeni doğan çocuktan ileri yaşa kadar her yaşta görülebilir!..Sıklıkla herhangi bir nedene bağlı olmaksızın,başka hiçbir sağlık problemi olmayan 10-15 yaş gelişim dönemindeki çocuklarda ortaya çıkar.Bu tür skolyoz tıbbi olarak Adölesan İdiyopatik Skolyoz (AİS) olarak isimlendirilir.

Adölesan,büyümekte olan ergenlik çağındaki çocuk; İdiyopatik ise nedeni halen bilinmeyen anlamında kullanılır.
Skolyoz,sıklıkla sırt ve bel omurlarında gelişir.Bu nedenle omurgada ki eğriliğin derecesine göre,omuzlarda seviye farkı,kalçanın sağa veya sola kaymış görüntüsü ve sırta kaburgaların dönmesi ile paket görünümü veren yükseklik olur.

İdiyopatik skolyozlu çocuklarda genellikle başka bir sağlık problemi bulunmaz.Sırt ve bel ağrısı şikayeti de oldukça nadirdir.Bu nedenle kolaylıkla gözden kaçırılan bir durumdur.Erken tanı için aileler tarafından,çocuğun omurgasının belirli aralıklarla kontrol edilmesi gereklidir.


Skolyoz Eğilme Testi Nasıl Yapılır?
Belden yukarısı soyunuk olarak çocuğun tüm omurgasına arkadan bakılmalı ve çocuk dizlerini bükmeden öne doğru eğildiğinde sırtında, sağ yada sol tarafta herhangi bir yüksekliğin olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Skolyoz hastalığı Eğilme Testi
Skolyoz Eğilme Testi Görseli

Skolyoz Neden Olur :
  • Doğuştan olabilir. Bu durum omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Çocuk felci, beyin felci veya kas erimesi gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.
Skolyozun görülme sıklığı ülkeler ve etnik durma göre farklılıklar gösterir.Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri verileri dikkate alındığında büyümekte olan adolesan bireylerde skolyoz sıklığı %2,5 ile 5 arasında değişmektedir.Bu sayıları ülkemiz için uyarlarsak her 100 çocuktan 3'ünde skolyoz olduğunu ve hastalığın en sık görüldüğü 9-15 yaş gurubu dikkate alındığında bu yaş gurubunda ki yaklaşık on milyon çocuğun iki yüz yetmiş bininde skolyoz olduğunu söyleyebiliriz.

Skolyoz Hastalığı Kız çocuklarda Daha Çok Görülür :
Türkiye’de görülen skolyoz, kız çocuklarda erkek çocuklara göre, yaklaşık 9-12 kat daha sık görülür. Çocukluk skolyozunda ilerleme (eğriliğin artması,ilerlemesi) görülebilir. Tedavi ve özellikle cerrahi tedavi kararını vermede ne kadar ilerleme olacağını tahmin edebilmek çok önemlidir. 
Eğrilik derecesi,yaş, ilk adet tarihi, sekonder seks karakterleri, kemik yaşı gibi verilere bakılarak tahmin yürütülmeye çalışılır.Dünyada halen skolyoz hastalığına daha erken tanı koyulabilmesi ve her hasta için en iyi tedavinin belirlenebilmesi için bazı testler geliştirilmeye çalışılıyor.

Skolyoz Hastalığının Türleri :


İdiopatik skolyoz: Skolyozun en fazla görülen şekli “idiopatik”tir. Genetik etmenlerin rol alabileceği düşünülen bu skolyozun nedeni bilinmediği için "idiopatik" yani (sebebi bilinmeyen) olarak isimlendirilir. İdiopatik skolyozun, ergenlerin yüzde 2 ile 3'ünde var olduğu düşünülür. Bu grubun 500'ünden birinde aktif tedavi gerekir. 5 bin skolyozlu kişinin birinde, eğrilik cerrahi yöntem gerektirecek dereceye kadar ilerler. Küçük dereceli skolyozlarda kız ve erkek çocuklar eşit oranda etkilenirken, ilerleyici eğrilik gelişme olasılığı erkeklere kıyasla kızlarda 8 kat daha fazladır.
Nöromusküler skolyoz: En yaygın görülen ikinci skolyoz “nöromusküler”dir. Bu skolyoz türünün altında yatan bir sinir kas hastalığı olabilir. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabilir. Örneğin; çocuk felci, beyin felci, meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar. Kas hastalıkları, çocukluktan itibaren veya daha geç ortaya çıkabilen hastalıklar da bu duruma örnektir.

Konjenital skolyoz: Üçüncü sıklıkla görülen skolyoz türüdür. Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında meydana gelir.Omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkar. Doğuştan başladığı için ilerleme özelliği var.

Sağlık alanında yapılacak her türlü korunma ve tedavi programında hastalık ve sorunların toplumun ne kadar kısmını etkilediğinin bilinmesi son derece önemlidir.Hastalık prevelansı olarak tanımlanan bu verinin geniş çaplı taramalarla hastalığın belirlenmesini sağlayacak örneklem sayıları ile ortaya konulması gerekir.

Türkiye de adolesan bireylerde skolyoz sıklığını ortay koymak için Sağlık Bakanlı Sağlık Araştırmaları Genel Müdürlüğü ile birlikte yürütülen bu araştırmada 40 ilde 86 orta öğrenim okulunda yaklaşık 30 bin öğrencinin omurgası kontrol edilecektir.

Bu çalışma ile Türkiyede AİS sıklığını saptayarak sağlık istatistiklerine,böylece sağlık politikalarında yapılacak planlamaya katkıda bulunulmuş olacaktır.Ayrıca AİS konusunda toplumda,okul çağı çocuklarında,ailelerinde ve öğretmenlerinde farkındalık artmış olacaktır.AİS,konservatif olarak tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur.

Skolyozda kabul görmüş ve etkinliği kanıtlanmış konservatif tedavi yöntemleri skolyozdaki eğriliğin yerleşimine spesifik korse uygulamaları,skolyoza spesifik fizyoterapi ve egzersizlerdir.


Skolyoz Hastalarına Genel Tavsiyeler :
  • Düzgün, deforme olamamış (bozulmamış) yatak kullanınız. 
  • Sırtüstü veya dizlerinizi hafif bükerek, uygun yastıkla yan yatınız. 
  • Asla yüzüstü veya kıvrılarak yatmayınız. 
  • Yumuşak yerde oturmayınız, otururken belinizi destekleyiniz, dik oturunuz. 
  • Dik durunuz ve karnınızı daima içinize çekerek yürümeyi öğreniniz. 
  • Uzun süre ayakta kalmanız gerekiyorsa, yerden 20-­25 cm yükseklikte bir basamak (tabure) bir ayağınızı koymak için kullanınız. 
  • Kollarınızdan birisiyle destek alarak oturmayınız. 
  • Yerde oturarak veya ayakta durarak ders çalışmayınız. 
  • Masa ve sandalyede dik oturarak çalışınız. 

Skolyoz tedavi edilmediğinde oluşan deformite,postüral bozukluğa,piskososyal sorunlara ve özürlülüğe yol açmaktadır.Deformitenin cerrahi tedavisi de oldukça zor ve maliyetlidir.

Yapılacak tarama ile olguların erken tanı ve tedavi şansları olacaktır.Erken tanı eğriliğin progresyonunu kontrol etmede, konservatif tedavinin başarısını arttırmada önemli bir katı sağlamaktadır.Böylece oluşabilecek özürlülüğün önüne geçilmiş ve yüksek maliyet gerektiren cerrahi uygulamalarının oranı azalmış olacaktır.

Skolyoz Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

İzlem Tedavisi : 25 derecenin altında skolyozu olan hastalar, müdahale edilmeden 4‐6 ay aralarla takip ediliyor. İskelet yapısı tam gelişmiş, büyümesi tamamlanmış kişilerin takibi daha seyrek yapılabiliyor.

Korse Tedavisi : 25‐30 derece eğrisi olan ve eğriliği artan hastalarda, 20‐29 derece arasında eğrisi olan ve önünde en az iki yıl büyüme süresi olan hastalarda korse uygulaması tercih ediliyor. 
Korse kullanımında başarı iki temel noktaya dayanıyor. Birincisi, sorumlu doktor ve ortopedi teknikeri tarafından hastaya en uygun korsenin hazırlanması. İkincisi hastanın korseyi kullanma süreleri ve şekillerine disiplinli şekilde uyması. Genelde 40 dereceye kadar olan skolyozu olanların korse kullanımından fayda gördüklerine dair bilgi bulunmakla beraber daha yüksek derecelerdeki skolyozlarda da korse kullanılabilir. 
Cobb açısı 20 derece olan ancak hızlı ilerleme bekleyen hastalarda ergenlik döneminin başındakiler ve ergenlik döneminin sonuna gelmiş ancak 40 derece skolyozu olan hastalarla bir senede 20 dereceden fazla kötüleşme kaydeden hastalar, korse adayları arasındadır. 

Teknolojik Modelleme ile Korse Tedavisi : Skolyoz tedavisinin kullanılmaya başlandığı yıllarda Milwaukee tipi korse tercih ediliyordu. Daha sonra Cheneau, hafif ve fonksiyonel bir korse üretti. Ancak bu korseyle sırtta aşırı düzleşmeler meydana geldi. Rigo bu düzleşmeleri indirgemek için Cheneau korsesini yeniledi ve Rigo‐Cheneau sistemini kullanmaya başladı. Halen korse yapılmadan önce alçıyla bir nevi korsenin negatifi çıkarılıyor ve korse bu negatif üzerinden yapılıyor. Teknolojinin gelişmesiyle bilgisayar destekli modellemeler de kullanılabiliyor. Bu şekilde daha kesin sonuçlara ulaşılıyor. Korseler kişi üzerinde fiziksel ve psikolojik yük oluşturuyor. Alışma evresinde korse günde 23 saat takılamayabilir. Aralarda korsenin bantları 15‐20 dakika gevşetilerek derinin üzerinde basınç bölgeleri oluşması engellenebilir

Egzersiz Tedavisi : Bobath, Vojta, Katharina Schroth teknikleri gibi tekniklerin yanında klasik germe ve güçlendirme egzersizleri de uygulanabiliyor. 15 derecenin üzerinde skolyozu olan çocuklara ve 40 derecenin üzerinde skolyozu olan erişkinlere egzersiz tedavisi verilebiliyor. Çalışmalar, 60 dereceye kadar olan skolyozlarda egzersiz tedavisinin başarılı olduğunu gösteriliyor.

Cerrahi Müdahale : 45 derece ve üzerinde eğrisi olan, eğrisi artan hastalara cerrahi girişimler öneriliyor. 

Skolyoz Hastalığında Vida ve İple Tedavi : Skolyoz ameliyatlarından sonraki en önemli sorunlardan birisi omurganın sabitlenip belli kısımda omurga hareketliliğinin ortadan kalkmasıdır. 
Omurga cerrahlarının ve profesörlerin sabitleme işlemi yapmadan, omurganın büyümesine ve hareketli kalmasına izin verecek bir düzeltme tekniğiyle ilgili ameliyat gerçekleştirme çalışmaları hala sürüyor. 
Omurgasında skolyoz olup, halen büyüme potansiyeli olan hastalarda “gerdirme yöntemi” olarak adlandırılan bir yöntemin ilk sonuçları ümit verici bulundu. Bu yöntemde sırt eğriliklerinin dış bükey tarafına kameralı girişimle yandan vida koyulur ve bu vidalar kalın bir iple bağlanıp gerdirilerek bir miktar düzelme sağlanıyor. Böylelikle eğriliğin dış bükey tarafının büyümesi yavaşlatılıyor. İç bükey tarafı hızlı büyümeye devam ederken dış bükey tarafının büyümesi vidalara bağlı ip sayesinde yavaşladığı için zaman içinde eğrilik kendiliğinden düzelebiliyor. 
Bu yöntemin diğer avantajı da vidaları tutan yapının bir platin değil ip olması ve böylelikle ameliyat edilen kısmın hareketliliğinin devam etmesi oluyor. Bu yöntem dondurma yapılmaksızın düzelme sağlıyor, hareketi yok etmiyor ve büyümeyi bozmuyor. Klasik arkadan düzeltme tekniğine göre bir diğer avantajı ise ameliyat izinin daha küçük ve vücudun yan tarafında olması.

Skolyoz Ameliyatında Felç Riski Var mı?

Geçmişte ameliyat sırasında yapılan müdahalelerin omurilik üzerine etkileri anlaşılamazdı. Ancak ameliyatın sonuna doğru hastalar uyandırıldığında felç olup olmadıkları kontrol edilirdi. Bu işlem hem kişi için sıkıntılıydı hem de ameliyatın sonunda yapıldığından müdahale için geç kalınırdı. Ameliyat sırasında sinirlerin işlevlerini devamlı olarak gösteren “nöromonitorizasyon” işlemi bugün yaygın olarak kullanılıyor. Böylelikle ameliyat sırasında sinir yaralanmasına neden olabilecek herhangi bir işlemin yarattığı etki anında anlaşılır ve gerekli müdahale yapılır. Nöromonitorizasyon tekniği daha önceleri zaman zaman felç ile sonlanabilecek bu ameliyatların emniyetini ciddi oranda artırmıştır.

Dip Not : Tarama programımıza desteklerinizi bekliyor ve taramaya destek veren tüm kurumlara hekimlere ve sağlık persenolimize şükranlarımızı sunuyoruz!..

1 yorum:

  1. skolyoz hastalığı2 Mayıs 2017 18:35

    Allah kimsenin başına vermesin çok zor bir durum

    YanıtlaSil

Yorum Yaptığınız İçin Teşekkürler...